5/11/12

Annem - Kahvaltı

        ,
         Arka fonda Sezen Aksu'dan ege şarkıları çalıyor sırasıyla sürekli 'Yine mi Çiçek', 'Kalbim Ege'de Kaldı' ve 'İzmir'in Kızları'. Kur masayı Madam Despina diye başlamıyormu Sezen, işte diyorum bizim oralar .Ananem, yazlık, Ege akşamları, dedemin arkada Türk sanat müziği eşliğinde oturduğu tahta sandalye masa ve peynirinden üzümüne, kavunundan patlıcan közlemesine,taratordan salatasına ,mezeyle donatılmış rakı sofrası geliyor gözümün önüne.Yazlıkta akşam üzeri gün batımına yakın açılan su fıskiyeleri,taze çim kokusu, Ege havası ,ananemin kendine has mis gibi kokan çamaşırları ve hazırladığı harika sofralar ,yapılan sohbetler ve atılan kahkahalardan karna giren batarlar. Bamya'sına koyacağı goruğu,salatasına sıkacağı limonu ve naneyi, rokayı,  kekiği,  dereotu ve maydonozu hemen terliklerimi giyip bahçemizden koparıvermek toplamak ne güzeldi.Şimdi avlusunda yaptığı ocak gızartması ve yanına bi kase buz gibi sarmsaklı süzme yoğurdu olsa,dedemde bazlama getirmiş olsa 3 kişi oturup yerken dayım gelse halı saha maçından ve terli terli sofraya oturduğundan ananemden fırça yese. Tam o sırada traktör kasasında oturan karpuzcu çocuğun sesini duysam ''kilo 40 kuruş ablaaaağğ,dünyada böylesi yok gel ye valla bak gııızz''...Herşeyi çok özlüyorum,iyiki Egeliyim, mis gibi en organik yerde büyümüş bilmem kaç yaşıma kadar yapay gıda ile beslenmemiş en harika insanlarla takılmışım.Akşam ezanında oyunun en güzel yerindeyken, komşu Güüğsün (gülsüm) teyze ayağında Nalin'leri,elinde bakır bakracına doldurduğu pötibör arası gül lokumları ile çıkagelse başka ne isterim senden Allahım ?
Ah Ege ...
ps: annem geçen sene masa kurarken çektim bu fotoyu,28 Mayıs.Herseyi özenli düzenli,sade annem benim.

5/1/12

bee dance



Prag ve Viyana postlaru üstüne Budapeşte yazısı ve fotoğrafları gelecekti ama bugün az önce banyomda gördüğüm arı ve aynada kendiyle yaptığı komik dansın fotolarını sizlerle paylaşamadan edemedim :)) Bir arının aynada çırpınışı gibi değilde,bildiğin eli kalçasında ve alnında bel kıvırıyordu ,cidden çok komikti :)).

4/28/12

Viyana














 
Viyana ,Budapeşte'den sonraki durağımızdı.Ulaşım rahat,şehir mimari açıdan çok güzel ve yerlisi soğuk görünsede muhabbet edince filan turistsever insanlar.Türklerin patlama yaptığı yerlerden birisi yine bu güzelim şehir.Giderseniz Schnitzel yiyin,Westbahnhof'a iki adım uzaklıktaki Wombatz'ta kalın ve hava güzelse yürüyerek keşfedin heryerini.Budapeşte ve Prag'ta en fazla 2 gece kalınabilecekken,burada turist olarak 3-4 gece kalabilrsinz bence.Yazcak çok şey var ama şu an arka fonda Sezen Aksu  'yine mi çiçek'' çalarken ,ben Ege'den başka bişiye konsantre olamıyorum .Aklım Kuşadası,İzmir,Bodrum ve Aydın'da...
Mutlu Haftasonları,bol gezmeler
ps:son fotoda şapkamda 3 gün kafamda taşıdığm ve şanseseri buldğum çoraplarımı gösterirken :D Düşünün evden cıkarken corapları şapkama koymuştum çantamın içindeydi ikisive sonra hava soğudğnda o şapkayı içinde çorapla 3 gün takmışım :))

4/24/12

Prag











Geçen hafta arkadaşlarla Budapeşte'den başladık,Wiena ve Prag'a kadar gittik tur yaptık anlıcanız. Fotoğraflara Prag'dan başlamak istedim çünkü en renkli fotoğrafları orada yakaladım,o da tabii kuklalardan ötürü.Şimdi bina ve yapı resimleri koycam artık kuscaksınız biliyorum herkeste aynı yerleri farklı şekillerde gördüğnüzden.O yüzden Prag gezimin fotoları çoğunluk kukla ile sınırlı kalacak :) Prag'a giderseniz elinizde harita ile metro istasyonuna giripte  yer yön sorayım demeyin,yoksa allahın cezası Polisler sizin metroyu biletsiz kullanmak istediğnizi sanıp onca yakarmalarınızada aldırış etmeden alıverir pasaportlarınızı ve  keser 40 euro cezayı .Bi da büyük konuşmayayım ama nah giderim Prag'a.Sizde gitcekseniz Old Prag Hostel'da 16 euroya kalabilrsinz şehir merkezine 5dk yürüme mesafede daha çok öğrenci tayfası için biryer.Bedava tur rehberi ve sabahta sandviç veriyorlar.Haa şimdi Prag'a gittin , gide gide de iki üç kuklamı çektin derseniz, evet öyle oldu derim.İki köprüsü bi kaç belediye ve kaymakamlık binasıda çektim ama bildiğniz normal melekli incilli işlenmiş beyaz heykelli binalardı işte. Hiçte öyle abartıldığı gibi rüya kent ,masallara konu olan şehir filan havası yoktu ayrıca.Yada ben sanat ruhu barındırmıyorum.Bildiğniz 3-4 gezme noktası olan kendi halinde biyerdi. Ne yenir ne içilir hepsini restoranların vitrinlerinden öğrendim,peki biz ne yedik ? Her öğün ucuz oldğu için McDonaldstaydık ve her gidişimizdede bi olayla karşılaştık. Mc Donaldslarda wc ler paralı olunca turistler isyan çıkarıyordu,elemanlar odun filan,yani Prag'a gitcekseniz zaten gidince sizde görceksiniz,orda en fazla 2 gece kalınır,sonrası bünyeye ve sağlığa akıllara zarar .Bundan sonra turla Prag'a gittim büyülendim muhteşemdi gibi konuşanların kafasına terlik atıcam duyrulur ! ,
Bi sonraki Wiena maceramızda görüşmek üzre.
Ashley
ps:bina filan görmek isterseniz flickr hesabımdan bakın.

4/5/12

Ist♥nbul



10 günlük Ist♥nbul tatilim dün bitti.Nasıl başlayıp nası bitirsem bu yazıyı hiç bilemedim şimdi ama hayatımda geçirdiğim en özel Ist♥nbul tatiliydi.En güzel anılarım arasında yer aldı,kalbime taht kurdu.Etkisinden uzun süre kurtulamayacağım kesin ve net .Nedir bu tatili bu kadar özel yapan ? Blogdan tanıştığım bir bloggerın beni davet etmesiydi,evinde misafirdim 10 gün ve nasıl geçti anlamadım :,( Hemen hemen hergünüm dolu geçti,hem gitmişken en yakın kankimle de vakit geçirdim bolca,bence tatilin en güzel 2. yanıda buydu. Beyoğlu,Galata,Eminönü,Sultanahmet ve dahası ve en babası da son gün Ciahngir'de solumda Çamlıca,karşımda adalar,ve az sağda Topkapı Sarayı,Sultanahmet,ve Ayasofya manzarası eşliğinde yediğmiz bir torba Midye dolma ve yanında hüpletiğmiz bira oldu.Hava bi güzelse 2 kötü oldu ama keyfim yerindeydi,yağmurda kalmış olsamda ,ayaklarım su toplasada o şartlarda bile gülmekten öldüm :)) Ev sahibinin götürdüğü ve yemeğini beğendiğim ve iç dekoruna da bayıldığım mekan Beyoğlu'nun arka sokaklarındaki Zencefil'di.Eee zaten öyle entel birinin bizi oraya götürmesine şaşmamalıydım.Neden hiç fotoğraf çekilmemişim ben yaa :(
Neyse, Şimdi Edward Sharpe and the Magnetic Zeros'tan ''Home'' şarkısını dinliyorum,dinlemediyseniz çok şey kaybetmişsiniz sayıyorum sizi.Bu şarkı Ist♥nbul tatilini bana yaşatan evsahibine gitsin,herşey için teşekkür ederim.
ps:Kırmızı koltukta uyumayı,tütsü yakışını,pc kasasından yapılma egzantirik sehpasını,yine Asterix serilerinden sehpanı,kitaplıktaki hobi bölümünü,incik boncuklarını ve o cimcime gülüşünü şimdiden özledim bile.Hmm sizi Tabu'da nası yendik ama :D Bak hiç yenilgimden bahsetmiyorum,boşver karıştırma iyce genel kültür yoksunu olduğum ortaya çıkmasın :)))
Sevgilerimle